Tarihçe

      Pınarbaşı, 4 Temmuz 1987 tarih ve 19507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3392 sayılı 103 İlçe Kurulması Hakkında Kanun ile ilçelik hüviyeti kazanmıştır.

      Pınarbaşı ve çevresine sırasıyla Gasgaslar, Kimmerler, Lidyalılar, İranlılar, Helenler, Pontuslar, Romalılar, Bizanslılar ve Çobarlar hâkim olmuş; bahse konu bölge, 1460 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyetine geçmiştir.

Coğrafya

     Pınarbaşı’nın kuzeyinde Küre Dağları, doğusunda Azdavay ilçesi, batısında Bartın ili Ulus ilçesi, kuzeyinde Cide ilçesi, kuzeydoğusunda Şenpazar ilçesi, güneyinde ise Daday ilçesi ve Karabük ili Eflani ilçeleri ile bulunmaktadır. Bünyesinde; eşsiz kanyonlar, mağaralar, zümrüt yeşili ormanlar, çivisiz ahşap evler barındıran Pınarbaşı’nın yüzölçümü 571 kilometrekare, rakımı  ise 650 metredir.

       İlçe, dağlık ve engebeli bir araziye sahiptir.  Dağlar arasında kalan vadiler, küçük plato düzlükleri ile Zara Çayı’nın vadi tabanı ekonomik faaliyet ve yerleşim sahasıdır. İlçenin belli başlı dağlarından; Kurtgirmez Dağı 1338 metre, Büyük Dağı 1151 metre ve Gâvurharman Dağı 1136 metre yüksekliğe sahiptir.

      İlçenin en mühim akarsuyu olan ve Çavuş köyü hudutlarında doğan Zarı Çayı, güneyden kuzeye doğru akarak Ilıca Köyü’nde Devrekâni Çayı ile birleşir ve Cide üzerinden Karadeniz’e dökülür.

       İlçedeki iklim, Karadeniz iklimi ile kara iklimi arasında bulunan geçiş iklimidir: Kışlar uzun ve soğuk, yazlar ise kısa ve sıcak… İlçe orman bakımından oldukça zengin olup yörenin %63’ü ormanlarla kaplıdır. Yükseklerde iğne yapraklı ağaçlar, alçak kesimlerde ise çayır ve makiye benzer bitki örtüsü hâkimdir.

Nüfus

      İlçede 1 Belediye, 6 mahalle,  27 köy ve 179 yerleşim yeri mevcuttur. Köylerimiz dağınık olup, her köyde en az 4 veya 5 yerleşim yeri vardır.

      2016 yılında yapılan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre İlçe Merkez Nüfusu 2375 kişi, Köyler Nüfusu 3040 kişi olup, toplam Nüfusu 5415’dır. Nüfus varlığının gelişmemesinin nedeni, ilçe dışına göçtür. Ekonomik zorluklar halkı özellikle İstanbul ve diğer büyük şehirlere göç etmeye zorlamaktadır. Köy nüfusunun %85’i 50 yaş ve üzerindeki insanlardan oluşmaktadır. ( 2017 Yılı nüfus Sonuçları 2018 Ocak ayı sonlarında TUİK tarafından belirlenecektir.)

TURİSTİK VARLIKLAR

1-Valla Kanyonu

     Muratbaşı Köyü sınırlarında ve ilçe merkezine 26 km uzaklıkta bulunan Valla Kanyonu,Türkiye'nin en büyük ikinci kanyonudur.

      İlçe merkezinden kanyona erişimde kullanılan yolun; Muratbaşı Valla Mahallesi’ne kadar olan bölümü asfalt, kalan kısmı ise 1,5 km uzunluğunda orman-içi patika şeklindedir.

   Devrekâni Çayı ile Kanlıçay’ın birleştiği yerde başlayan ve Cide’ye doğru ilerleyen kanyonun uzunluğu 12 km olup yan duvarlarının yerden yüksekliği 800 ila 1.300 metre arasında değişmektedir.

     Bünyesinde çok sayıda tehlikeli nokta bulunduran kanyonun, teçhizatsız ve kılavuzsuz geçilmesi imkânsızdır.

2-Horma Kanyonu (Ambar Gölü)

    Zarı Çayı üzerinde yer alan kanyonda, suyun taştaki kireçleri aşındırması ile oluşan ve derin kazanları andıran çukurlar mevcuttur.  Meydandüzü tabir edilen havzadan başlayan kanyon, Ayıderesi’ni geçerek Ilıca Şelâlesi’nde sona erer. Kanyon üzerinde, Pınarbaşı Kaymakamlığı ve Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından müştereken yürüyüş yolu inşa edilmektedir.

3-Ilıca Şelâlesi 

    Ilıca Köyü’nde bulunan şelâle, ilçe merkezine 12 km uzaklıktadır. Şelâle suyu, Horma Kanyonu’nun sona erdiği noktada, takriben 10 metre yüksekten dökülmekte olup suyun döküldüğü yerde tabiî bir havuz oluşmuştur. Çok sayıda ağaç ve bitki ile çevrili olan havuz, tam anlamıyla, bir tabiat harikasıdır.

4-Ilıca Hamamı

    Ilıca Köyü’ndeki hamam, Bizans dönemine ait bir eserdir. Yontma taştan mamûl ve kubbe şeklindeki hamam; 2 metre genişliğinde, 3.5 metre uzunluğunda ve 1.80 metre yüksekliğindedir. Yan duvarlarında sabunluk ve oymalar bulunan hamamdaki suyun sıcaklığı MTA verilerine göre, 28 derecedir.

5-Ilgarini Mağarası

    Sümenler Köyü’nde ve ilçe merkezine 36 km uzaklıkta bulunan mağaraya intikal, Sümenler Köyü Sorkun Yaylası’ndan itibaren, dik ve kayalık orman içi patika yoldan, 2 saatlik yürüyüşle mümkündür.

     Tabiî kemerli bir girişe sahip olan mağaraya girildiğinde, iki kola ayrıldığı görülür. Girişte, Bizans Dönemi’ne ait olduğu sanılan bir köy harâbesi mevcuttur. Su sarnıcı, fırın ve sarkıtlar bulunan sağ bölüme ‘Avizeli Salon’ denilir. Mağaranın sola ayrılan diğer yolundan gidildiğinde; taşlarla örülü ve helezonî bir merdiven ile  ağızdan itibaren 250 metre derinliğe kadar inilmekte ve M.Ö. 2000 yılına ait hayat izlerine rastlanmaktadır. Dipteki düzlükte, şapel (ibadethâne) kalıntısı ve 7 adet mezar mevcuttur. Sarkıt ve dikit hareketliliği sürdüğü için ‘canlı’ kabul edilen mağaranın, teçhizatsız ulaşılabilir uzunluğu 858 metredir.

     Valla Kanyonu ile Ilgarini Mağarası’nın çevresi, Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet göstermekte olan FAO tarafından örnek proje alanı seçilmiştir.